KAYBETTİKLERİMİZ
KAYBETTİKLERİMİZ
Ömer İncecik Hasan Doğanpınar Mehmet Teker Sucu Kadir Duman Fuat Kurt Cuma Göker Şaban Güneş Eşefatma Güneş Elif Nur Tükel Kadir Berkan İğde Mahmut İğde Emine Yavuz Eyüp Derebent Zöhre Gök Zeynep Dilik İbrahim Yalçın Mustafa Kelleci Feyzullah Dönmez Ali Kurtlucan Veli Karabıyık Hacı Dinler Kazım Güler Ali Yadigar Avcı Halil Göz Beser Hacı Vıllık Yusuf Fatma Derebent Hüsne Sümen Döndü Akbaş Hortoğlu Hüseyin Eşefatma Babuççu Ramazan Sakallı Çalgın Ahmet Oruç Vizir Ali Karasu İsmail Altun Ayşe Balaban Çürük Eşe Avcı Hatice Sağlam Ali Sarıaltın Gülseren Köker Fatma Küçük Mustafa Ünal Mahmut Hüseyin Fatma Sakallı Meryem Kelleci Bahaettin Karakoç Cennet Dolgun Emine Demir Yusuf Şahan Sultan Kaya Hatice Çelik Dursun Elmas Yanık Osman Mehmet Uyan Hüsne Önaran Süleyman Danışman Mustafa Tekin Şerif Karabıyık Kıdılı Mehmet Mustafa Yiğit Zeynep Kekil (Besi) Eşefatma Resim Fatık Kuzu Fatih Güngör (şehit) Cafar Ali Vırıt (helete) Meryem İğde Elif Keklicek Süleyman Demir Seda Güney Usta Ali Onaran Ahmet Götürmen Elif Çolak Hasan Kekil Ali Temizyürek Fadime Zorkun Ayşe Çakıl Sultan Erdinç Solak İbrahim Sakar Ali Tatlı (Tekere Ali) Vakkas Küpelikılınç Ayşe Vırıt Uğur Kekil Aloca Yusuf Gök Muhammet Çokak Adem Karagöz Mehmet Kayaakay Orhan Sürmen Memiş Tekerlek Veli Çadır Sultan Çetinkaya Mustafa Çağlar Elif İğde Ayşe Yorulmaz Yusuf Kurt Hüsne Kurt Fadime Mısır Mehmet ENGİZEK Şerif Bozdere Fatih Bozdere Emine Bozdere Hatice Sakallı Karamemiş Kuş Hasan Nurhak İbrahim Zorgün Kemal Yavuz Veli Onay Durmuş Üstün (berduş) Elif Öztürk Ahmet Çolak Elif İncecik Sema Çalışkan Kuyumcu Yaşar Uyan Ümmühanı Kelleci Tosun Ali Elif Özbek Fakı Ahmet Koraycan Kırıcı Kara Ali Döş Demirci Abdullah Mehmet Göker Derviş Elif Zorkun Hacıyusuf Kekil Ayşe Ibrık Güler İsmail Küçük Mesut Canlı Mahmut Barak Onbaşı İbrahim Filiz Elif Filiz Onbaşı Hasan Hatice Filiz Ayşe Filiz Ibrık Funda Rande Fatma Karasu Hakan Tolga Yiğit Kalander Battal Şerif İğde Eşe Fatma Yaman Zeynep Tekerek Durdu Kuru Yusuf Güler Sinan Aksu Nihal Dere Ahmet Çetinkaya Zeynep Sağlam Koko Süleyman Bozali Eşefatma Demirci Fatma Ayşe Berk Hacı Cuma Çolak Köto Mehmet Kırıcı Vırıt Veli Onaran Azıkçı Süleyman Mehmet Devecioğlu Hatice Dönmez Zeynep Yiğit Mustafa Tekel Elif Damar İbrahim Çolak Şerf Mehmet Unç Ahmet Öksüz (müdür) Ayşe Güneş Elif Çetinkaya Cennet Yaman Ahmet Uzun Ormancı Ali Hilal Berker Babaco Süleyman Memiş Ahmet Kalaycı Mustafa Hatice KARDEŞ Çavış Mehmet EşeFatma Avcı Keçeli Ramazan Hasan Filiz Hatice Filiz Mehmet Kınalı Ayak Hasan Demir Doruk Veli Tekin Yakup Elmas Ahmet Aydemir Cennet Çakıl Fadime Yıldızlı Faruk Tükel Yusuf Engizek Mustafa Engizek Eyyup TEKEL Fatma Kaval Tatar Durmuş Ahmet Karasu Zeynep Ibrık Nurhaklı Mehmet Mehmet Gökburun Ali Kelleci Ayşe İĞDE Kekeç Mustafa Kasap Ahmet Zorkun Reşit DODAK Gazi Veli Yıldızlı Elif ÇAKIL Veli Onaran İbik Mehmet KARAÇAVIŞ Zeynep BADDAL Osman BADDAL GÜLBEN Aydemir Nalbant Mehmet Kader Arkadaşları Mehmet Ataş (eco) Saltoğlu Kasım Altun Rabia KÜÇÜK Ramazan Onaran Samo Gadder Altın Ali Kuzu (paşa Ali) Hatice ÇELİK Nadir Kurt Fatma Kurt Mehmet Kurt Ahmet Kurt Hacce Kurt Yusuf Kurt EşeFatma Kurt Hatice Kurt Hüsne Kurt Elif Temizyürek Karaca Musa Çetinkaya İbrahim ERDEM Süleyman ERSUS Haccalı Mehmet Dolgun Eşe Dolgun Mehmet KÖKÜ (topçu) Şerif DİNLER İbrahim DİLİK Mehmet KÖKER (memur) Mercen ÇAKIL Havva ALTUN Ayşe KAVAL Ayşe ÖZBEK Salman ÇELEBİ İbiş KEKLİCEK Mehemet ÖZBEK Musa SÜRMEN Mehmet KÜTÜK Ramazan KIZILKAYA Erdem ÖCAL Durmuş İĞDE Hatice BERKER Zeynep ÇİRKİN Hasan KIZILKAYA Ali IBRIK (Kasım Ali) Yusuf Doğanpınar İsmail ÇAKIL (Apıl Mehmet) Kazım Kırıcı DORUK HÜSEYİN Demirci Mehmet Tohol İbrahim Hafız Doğanpınar Bahar Yiğit Gizir Ali Rende Sakallı Ali ÜNAL RECEP HASAN Vakkas Kozak
HELAL ETMESİN


HELAL ETMESİN

Hayırlı bir evlat olamaz isem,
Babam bana hakkın helal etmesin.
Ömür boyu gönlün alamaz isem,
Anam bana sütün helal etmesin.

Eğer hissedersem yorgunluğumu,
Görsünler köşeye kurulduğumu,
Şayet bilemezsem torunluğumu,
Dedem bana hakkın helal etmesin.

Öncüsü olmadım yağmurun yelin,
Kenarına varmam coşan her selin,
Yılda birkaç defa öpmezsem elin,
Nenem bana hakkın helal etmesin.

Asla kayıp etmem şu benliğimi,
Herkes anlamıştır ne dediğimi?
Eğer yapamazsam yeğenliğimi,
Dayım bana hakkın helal etmesin.

Arada bir iletişim kurmazsam,
Uzak durup hatırını sormazsam,
Haftada bir ziyarete varmazsam,
Halam bana hakkın helal etmesin.

Doğrulardan yanlışları sezersem,
Hep hısım akraba kime ne desem?
Şayet bilmeyerek onu üzersem,
Teyzem bana hakkın helal etmesin.

Yanılıpta yanlış yerde gezdimse,
Yolda giden karıncayı ezdimse,
Bilip bilmeyerek onu üzdümse,
Eşim bana hakkın helal etmesin.

İspatlayamazlar zorbalığımı,
Varsa söylesinler kabalığımı?
Uygulayamazsam babalığımı,
Oğullarım hakkın helal etmesin.

Bir defacık olsun of dedirdimse,
Muhannet gömleği giydirdim ise,
Bir lokmacık haram yedirdim ise,
Kızlarım hakkını helal etmesin.

Önemsemediysem her dediğini,
Kıymete almazsam söylediğini,
Şayet göstermezsem dedeliğimi,
Torunlarım hakkın helal etmesin.

Gül gülistan görünmeli ortalık,
Büyük olur imiş kaçan her balık,
Eğer yapamazsam kayınbabalık,
Gelinlerim hakkın helal etmesin.

Affettirrim kabahatim çok ise,
Doğru sözüm yüreklere ok ise,
Tatlı dilim güler yüzüm yok ise,
Damatlarım hakkın helal etmesin.

Akıyorum güz yağmuru seliyim,
Herkesin kanadı kolu eliyim,
Yerin almamışsa talebeliğim,
Hocalarım hakkın helal etmesin.

Sindiremiyorsam yoksulluğumu,
Yerle bir edemem şu dostluğumu,
İhmal eder isen komşuluğumu,
Mahallelim hakkın helal etmesin.

Kulağımı verdim gelen her sese,
Doğruları yanlış söyledim ise,
Ben saygıda kusur eyledim ise,
Büyüklerim hakkın helal etmesin.

Ali’m olanları çabuk sezersem,
Eşin dostun aleyhinde gezersem,
Bile, bile bir kimseyi üzersem,
Kullar bana hakkın helal etmesin.

08 Temmuz 2018
Aşık Ali Ataş

27 Ekim 2015 Salı

Serdar Yakar Kimdir

   Serdar Yakar, 10 Mart 1965’de Kahramanmaraş merkezde doğsa da ailesi aslen Çağlayancerit’tendir. Yakar’ın ailesi Çağlayancerit’te “Topuzlar” diye bilinir. Topuz lakabı hangi olaya istinaden aileye verilmiş bilinmemektedir. Ailenin ihtimaller üzerinden yaptığı yoruma göre, savaşlarda gösterilen yararlılığa istinaden verilmiş bir isimlendirme olabilir.
   Babası Devlet Demiryolları personeli olduğu için lojmanda kalırlar. Çocukluğunun ilk yılları, şehrin o dönem tek mesire alanı olan İstasyon’da geçer. Evlerinin önünden her gün kara tren geçtiğini bilhassa belirtir Yakar çocukluk anısı olarak.
Serdar Yakar henüz beş yaşında iken babası emekli olur ve Devlet Demir Yolları Lojmanından taşınmak mecburiyetinde kalırlar. Buradan Kuyucak semtine yerleşirler. Yakar’ın çocukluğu ve gençliği öğrenciliğin dışındaki zamanlarda çalışmayla geçer. Terzi ve mazman yanında çıraklık yapar, simit satar. Kahramanmaraş Kalesi’nin dibindeki PTT’nin duvarında Tommiks, Teksas, Tarkan, Kara Murat türü kitapları hem okutur hem de alıp satar. Üniversiteye gidinceye kadar evlerinin bahçesine bir atölye kurarak ceviz ağaç oymacılığı işi yaptığı da bilinmektedir.Serdar Yakar’ın babası, halk arasında Topuz Hasan diye bilinir fakat resmiyetteki adı Ömer’dir. Hasan’a, ağabeyi Ömer küçük yaşta vefat edince,  ayrıca nüfus kaydı çıkarılmaz, ağabeyinin kimliği kullandırılır. Babası dört evlilik yapar. Bunlardan ikisinden çocuğu olmaz. Birinci ve dördüncü eşinden çocukları dünyaya gelir. Dördüncü eşinden iki oğlan, bir kızı vardır. Serdar Yakar’ın annesi Ömer’in dördüncü eşi olup adı Hatice’dir.
Annesi Hatice Hanım, Nedirli Türkmenlerindendir. Fırkai İslâhiye’nin iskân politikası sonucunda kurulan Kavlaklı köyünde doğmuştur.İlkokula 27 Mayıs İlkokulunda başlar. Bu okulun adı daha sonra 5 Nisan İlkokulu olur. Dördüncü sınıfta iken ailesi Kavlaklı köyüne taşındığından 4. sınıfı Kavlaklı’da okur. 1976’da ilkokulu bitiren Yakar’ın 27 Mayıs ilkokulundaki öğretmeni Sevgi Şerbetçi’dir. 
   Ailesi tekrar Kahramanmaraş merkeze taşınır ve Gazi Ortaokulundan 1979’da mezun olur. Kahramanmaraş Lisesini 1983’te bitirir ve aynı yıl üniversiteye kaydolur. Üniversite öğrenciliği boyunca basın dünyasında çalışması ve bunu kendine bir meslek haline getirmesinden dolayı, 1987’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden aldığı diplomanın kendisi için sadece bir belge olduğunu ve Kahramanmaraş’ta belediyeye memur olarak girmesini sağladığını belirtir.
   İstanbul’da idari bilimler okumasına rağmen İslami ilimlere de ilgi duyarak Fatih Camii, İskenderpaşa Camii ve İlim Yayma Yurdunda ilahiyatçılara verilen derslere katılır. Hocaları Esat Coşan Hocaefendi, Emin Saraç Hocaefendi ve Halil Gönenç Hocaefendilerdir.Üniversite yıllarında okuma çalışmaları daha hızlanır. Sevdiği ve benimsediği yazarların eserlerini okumayı kendine ilke edindiğinden bu yazarların eserlerinin tümünü okuyup bitirmeyi ihmal etmez.Serdar Yakar, bilgileri sadece zihninde birikime dönüştürmez, lise yıllarından başlayarak okuduğu ve temin ettiği kitaplarla kendine iyi bir kütüphane kurmaya çalışır. Bugün evinin üst katında mevcudu 10.000’e ulaşan zengin bir kütüphanesi var. Ayrıca Kahramanmaraş basınının eski yıllarına ait gazete ve dergilerinin fotokopi veya asıllarını da arşivlemiştir.
   Özel kütüphane oluşturma fikrinin filizlenmesini İstanbul’da Ziyad Ebuzziya’nın evinde gördüğü muhteşem ve zengin kütüphaneye dayandırmaktadır.Yakar, 1983–2002 arası İstanbul’da kalır. Lisede denemesini yapmasına rağmen çıkarma başarısını gösteremediği ve içinde ukde kalan dergi çalışmasını İstanbullu yılların daha başında uygulamaya döker. 1984 yılı Ekim ayında “Huruç” adıyla aylık bir dergi çıkartır. Derginin yazılarının büyük çoğunluğunu kendisi hazırlar, okul arkadaşlarına da siparişle zorla yazı yazdırır. Milli Gazete’nin Yayın Yönetmeni Sadık Albayrak Huruç dergisini görür ve beğenir.Yakar’a, kendi gazetelerinde aynı isimle bir sayfa hazırlamasını teklif eder. 9 Nisan 1985’ten itibaren haftada bir olmak üzere Milli Gazete’de sayfa hazırlamaya başlar. Bu sayfada yine kendisinin ve okul arkadaşlarının yazıları yayınlanır. Gerçek isminin yanı sıra Serdar Ömeroğlu, Topuz Hasanoğlu, İsmail Güneş, Serdar Cem gibi müstear isimler de kullanır. Milli Gazete’de,
   Huruç sayfası bir yıl devam eder. Aynı yıl Vefa Yayıncılık bünyesinde işe başlar. Daha sonra 1986’da aynı gazetenin Kültür Sanat sayfasını günlük olarak hazırlamaya başlar. Vefa yayın grubu tarafından çıkartılmakta olan İlim ve Sanat dergisi, İslam dergisi, Kadın ve Aile dergisi ve Gülçocuk dergisi için çalışmalar yapar. Gülçocuk Dergisinin ilk sayısından itibaren (1987 Mayıs) Yayın Müdürlüğünü, 1989’un Ocak ayından itibaren de Kadın ve Aile dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğünü, aynı yılın Haziran ayından itibaren ise Gülçocuk dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğünü üstlenir.1950’li yıllardan beri İstanbul’da Maraş Okutma ve Yardım Derneği tarafından yayınlanan Edik dergisini bir grup arkadaşıyla 1985’te yeniden çıkartmaya başlar. 1986 Şubatında arkadaşları ile birlikte “Uzunoluk” dergisini çıkartmaya başlar.
    Daha sonra sahibi ve Yazıişleri müdürlüğünü üstlendiği “Yeni Uzunoluk” dergisinin ilk sayısını 1988 yılında çıkartır.Milli Gazete ve Vefa Yayıncılık bünyesindeki dergilere ek olarak Risale Yayınları’nın kuruluşunda bulunur. Yayınevinin kitap ve broşürlerini hazırlarken evde eşiyle birlikte redakte ve tashih çalışmaları yapar. Vefa Yayıncılık’ın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan dolayı Yazı İşleri Müdürlüğünü yaptığı Gülçocuk dergisi 1989 yılının sonunda kapanır. 1990 yılı başında Timaş yayınlarında editör olarak çalışmaya başlar. Bu arada Timaş’ta “Yokuş” adıyla bir kitap tanıtım dergisi de çıkartırlar. Yoğun tempo içinde Altınoluk dergisinin sanat edebiyat sayfasını hazırlayıp Sur dergisi için de söyleşiler yapar.İstanbul yayın hayatına Milli Gazete’de başlayan Yakar, İstanbul’da kaldığı süre içinde İlim ve Sanat, İslam, Kadın ve Aile, Gülçocuk, Altınoluk, Mavera, Yokuş, Sur, Edik, Uzunoluk, gibi dergilerde yazılar yayınlatır.
   Vatani görevini 1991’de Güney Deniz Saha Komutanlığında tamamlayıp 1992 yılında memleketine dönerek Kahramanmaraş Belediyesinde memur olarak göreve başlar.Bir süre Belediye Özel Kalem Müdürlüğü görevini vekaleten yürütür. 1993 yılında atandığı Yazı İşleri Müdürlüğü görevini aralıksız olarak 12 yıl sürdürür. Aynı zamanda Belediye Memurları Sendikası (BEM-BİR-SEN)’in şube başkanlığını da yapar. Ayrıca birçok sivil toplum kuruluşunun üyesi veya kurucuları arasında yer alır.
Memuriyet için 1992’de İstanbul’dan Kahramanmaraş’a “büyük ideallerle” gelen Yakar, gazete yazarlığına ulusalda başlayıp yerele dönen bir kişidir. O,  Kahramanmaraş’a gelirken sadece memuriyeti düşünmemiş; zaten bir süre sonra memuriyetin sekiz saatlik mesaisi onda boşluk duygusu uyandırır. Çünkü İstanbul’un ve bilhassa da basın hayatının o hareketli ortamından Kahramanmaraş’a gelmesi, onda köşeye çekilmişlik hissi uyandırır ve ister istemez ağır bir boşluk duygusu oluşturur onda. Tecrübelerinden hareketle bir arayışa girer, bir ekip oluşturur ve bir ilki gerçekleştirirler. Kahramanmaraş basınını ofset teknolojiyle tanıştırırlar.
    Kahramanmaraş Belediyesinde memuriyete birlikte başladığı Orhan Ermeydan, M. Emin Darendeli, Mustafa Kemal Hançerli, Arif Özsağır ve başka birkaç arkadaşla Kahramanmaraş’ta 1993 yılında Ukde Yayınları’nı kurar. Kahramanmaraş’ta gazetelerin tipo baskı yapıyor olması, teknolojiyi kullanamamaları ve bir gazete ihtiyacının varlığı gibi sebeplerle ilk etapta gazete çıkartmak amacı ile Dedezade Sokak’ta büro tutup çalışmaya başlarlar. Haftalık planlanan Ukde Haber’in ilk sayısı 18 Ekim 1993’te yayınlanır ve “Haftalık Edebi Siyasi Gazete” olarak adlandırılır.
    Görüntülü yayın dünyasından da uzak durmayan Yakar, Kahramanmaraş’ta 1992’de kurulan ilk yerel TV olan Birlik TV’nin kuruluşunda yer alır. Dr Cafer Tatlıbal, Dr. Ömer Kulaklı ve diğer Birlik Vakfı üyeleriyle birlikte Birlik TV’de programlar yapar. Kanal 7’nin İstanbul’da yayın faaliyetine başlaması ile Ajans 7’nin Kahramanmaraş temsilciliğini üstlenir. Birlik TV’nin el değiştirmesi ile Yunus TV’nin kurucuları arasında yer alarak burada haftalık “Ukde Sanat Edebiyat” programları düzenler. 
   Halen kitap yayın çalışmaları devam eden Yakar, Kahramanmaraş Kültür ve Sanat Evi adına iki ayda bir yayınlanan Alkış dergisinin yayın ekibindedir. Kahramanmaraş yayın hayatının en uzun soluklu dergisi Alkış için Yakar, “En son durak yerim.” der.
Kendine yöneltilen bir soru üzerine “İdarecilik rızık kapısı. Ailemin geçimini bu yolla sağlıyorum.
   Ama yazarlık hayatımın esası. Yazmadan yaşayabileceğimi düşünemiyorum.” diyen Yakar, hikâye ile yazarlığa adım atsa da hikâyeci ve şair değildir. O, bir araştırmacıdır, incelemecidir, derlemecidir, yorumlayıcıdır, arşivcidir. Yazmanın farklı bir kolunda, kütüphanede çalışır, alanda derlemeler yapar ve belgeler toplar. Onun çalışması yerel bir kütüphane olan Kahramanmaraş’tır. Bu kütüphanede malzeme bol ama çoğu derlenmemiş, işlenmemiş, sınıflandırılmamış, yığın halindeler. Bu manzarayı gören Yakar, artık çalışmalarını doğduğu şehre adar. Çünkü doğduğu şehir şairler ve yazarlar şehri diye anılmasına rağmen yerelde güçlü ve toplu çalışmalar yeterince yoktur. Çok yönlü eser vermesinin nedenini biraz da burada aramak gerekir Serdar Yakar’ın. 
   Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Bölümünün ilk dönem Yüksek Lisans öğrencilerinden olur. 2003’te Yüksek Lisansını tamamlar ve “Yerel Yönetimlerde Alternatif Hizmet Sunma Yöntemleri: Kahramanmaraş Belediyesi Örneği” adlı teziyle “Kamu Yönetimi Uzmanı” unvanını alır.Kahramanmaraş yerel mahkemelerinde Belediyecilikle ilgili adli davalarda “Uzman” olarak Bilirkişilik yapar.2004 yılı yerel seçimlerinde baba yurdu Çağlayancerit ilçesinden belediye başkan aday adayı olur. Adaylığı gerçekleşmeyince tekrar görevine döner. On iki yıllık Yazı İşleri Müdürlüğü görevinin ardından 15.12.2004’de Kahramanmaraş Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne kurucu müdür olarak atanır.Kahramanmaraş İl Genel Meclisi tarafından 2008 yılı Şubat ayında Kahramanmaraş’ın Tarih, Kültür, Sanat ve Basın Hayatına Katkıda Bulunanlardan Serdar Yakar’a plaket verilir.
   10 Nisan 2014 Perşembe günü Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından ‘Yılın Kahramanları - 2014 Edebiyat Ödülleri’   töreninde  Serdar Yakar’a ‘Özel Ödül’ takdim edilir.Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin 2013 Mayısında gerçekleştirdiği Uluslar arası Necip Fazıl Sempozyumunun düzenleme kurulunda yer alan Yakar Kahramanmaraş Belediyesinin gerçekleştirdiği ulusal ve uluslar arası sempozyumların da düzenleme kurullarında yer alarak teşekkür ve plaketler alır.
Kısa bir süre Belediye Terminal Müdürü olarak da görev yapar.
    Kahramanmaraş’ın Büyükşehir Belediyesi statüsü kazanması ile Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde Kültür Sanat ve Turizm Şube Müdürü olarak atanır. 10.07.2015 tarihi itibari ile de Kütüphaneler ve Müzeler Müdürü olarak görevlendirilir. Evli ve üç çocuk babasıdır.Yayınlanmış kitap çalışmaları:
1. Memleketime Dair (Tarihi, Ekonomisi, Sosyal Yapısı ile Kahramanmaraş), 1995,
2. Gönül Dostu Mehmed Zahit Koktu ve Bağlanma, 1995,
3. Necip Fazıl ve Mücadelesi, 1996,
4. Kurtuluşa Dair Üç Eser (Derleme), 1996,
5. Hayatı ve Mücadelesi İle Hafız Ali Efendi (Yıldırım Alkış ile müşterek, 1998),
6. Yerel Yönetimlerde Alternatif Hizmet Sunma Yöntemleri, 2003,
7. Kahramanmaraş’ta Ceridoğulları, (Ömer Kaya ile müşterek, 2003),
8. İstiklâl Savaşında Maraş, (Yaşar Alparslan ile müşterek, 2008),
9. Âşık Durdu Mehmet Yoksul (Âşık Mahfuzî) Hayatı ve Şiirleri, (müşterek, 2008),
10. Âşık Mustafa Zulkadiroğlu Hayatı ve Şiirleri, (Yaşar Alparslan ile müşterek, 2008),
11. Dulkadir Beyliği Araştırmaları I-II, (müşterek, 2008)
12. Memleketime ve Şahsıma Dair Bir Hukuk Mücadelesi, 2009,
13. Muhammed Kâmil Ağdaş (Bahçeci Hoca) Hayatı ve Şiirleri, (müşterek, 2009),
14. Maraş’ta Divanından Parça Kalmış Halk Şairleri, (müşterek, 2009),
15. Türk Edebiyatında Maraşlılar, (müşterek, 2009),
16. Seyâhatnâme, Şehir Târihi ve Coğrafya Kitaplarına Göre Maraş, (müşterek, 2009),
17. Maraş Meşhurları, (müşterek, 2009),
18. Muhtelif Cönklerden Maraş Halk Şâirlerine Âit Şiirler, (müşterek, 2009),
19. Elbistan ve Maraş’ta Dulkadir Oğulları Hükûmeti, (Arifî Paşa’dan, müşterek, 2011)
20. Eski Maraş’ta Âlim Çıkarmış Âileler, (müşterek, 2011),
21. Dostozan (M.Hanifi Sarıyıldız) Hayatı ve Şiirleri, 2012
22. Maraş Milli Mücadelesinde Bayrak Olayı ve Aşıklıoğlu Hüseyin, 2012,
23. Maraş-Fransız Harbi Belgeler-Hatıralar (müşterek, 2012)
24. Şeref Turhan’ın Bütün Şiirleri, 2012
25. Maraş Milli Mücadelesinde Şeyh Ali Sezai Efendi, 2012,
26. Kahramanmaraş’ın Öyküsü (Mahalle, Cadde, Bulvar, Sokak, Park), 2013
27. Kahramanmaraş’ta Sezai Karakoç Sempozyumu (müşterek), 2014
28. Maraş Milli Mücadelesinde Hüsameddin Karadağ, 2014
29. Maraş Milli Mücadelesinde Arslan Bey, 2014.
30. İstiklâlden İstikbâle Bir Hayat Mücadelesi Ali Rıza Pişkin, 2014
31. Maraş Milli Mücadelesinde Önden Gidenler, 2014.
32. Maraş Milli Mücadelesinde Uzunoluk ve Adil Bağdadlıoğlu, 2014.
33. Ahmet Çıtak Hayatı ve Şiirleri, 2014
34. Milli Mücadele Kahramanlarımız, 2015.
35. Kahramanmaraşlı Şair ve Yazarların Diliyle Abdurrahim Karakoç, 2015
                                                                                    Serdar Yakar


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder