MEHMET BAHÇE KİMDİR
Çocukluğu:
Mehmet
Bahçe Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinde annesinin dediğine göre zemheri
ayında doğdu. Babası, Fakılar olarak bilinen sülalenin önde gelenlerinden Hasan
Bahçe (Hoca Hasan) nın oğlu Mehmet Bahçe (Hoca Mehmet)dir. Annesi Mollalar
sülalesinden Yusuf Güneş (Molla Yusuf) ‘in kızı Fatıma Güneş’tir. Çocukluğu
lise yıllarına kadar Çağlayancerit’te geçmiştir. Ailesi hayvancılıkla
uğraştığından çocukluk yıllarında keçi-oğlak çobanlığı yapmış ve zaman zamanda
Çukurova’da çapa ve pamuk toplamaya gitmiştir. Daha 7 yaşından itibaren
çalışmaya başlamış ve hayatın bütün zorluklarını yaşamıştır.
----------------------------------
Öğrenim Yılları:
İlk Öğrenimine Çağlayancerit İlkokulu’nda başladı. Çağlayancerit’in Köy olduğu
o yıllarda ulaşım ve iletişimin çok zor sağlanıyordu. Köyde İlkokuldan başka
okul yoktu. İlkokulu bitirdiği yılda Çağlayancerit’e Ortaokul açıldı. Şayet bu
okul açılmamış olsaydı okuma imkânı gerçekleşmeyecekti. Babası şehirde onun
öğrenim masraflarını karşılayacak durumda değildi. Bu büyük bir şanstı. İlk
öğrencilerinden ve mezunlarından biri oldu. Çağlayancerit’te bu dönemden sonra
okuyanların önü açılmıştı.
Köye gelen öğretmen ve imamlarla diyalog kurarak öğrenme ve araştırmaya
başladı. Bu kişilerden kitaplar, dergiler broşürler alıyor ve okuyordu. Takvim
yapraklarının sayfalarında verilen kitap reklâmlarını okuyarak İstanbul’dan
kitaplar getirtiyor ve okuyordu. Hiç durmadan okuyordu. Allah vergisi bir hisle
daha 10 lu yaşlarda camilerde ezan okuyor namaz kılıyor ve Kur’an okuyordu..
Kim olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini ve hayatı o yıllarda sorgulamaya
başlamıştı. Bu sebeple araştırıyor, sorguluyor ve okuyordu. Ortaokul yıllarında
ilk okuduğu roman “Huzur Sokağı” adlı kitap olmuştu ve son derece etkilenmişti.
Hatta 400 sayfalık bu kitabı iki gecede bitirmişti. İçinde bir boşluk vardı ve
kendisini arıyordu ve hiçbir şey onu tatmin etmiyordu. Ortaokulu bitirmişti.
Liseye gitmeliydi. Ama nasıl olacaktı bilmiyordu. Eski belediye başkanlarından
ve eğitimci Hasan Kekil onu duymuştu. Bir gün Maraşt’a karşılaştılar. Hasan
Kekil isterse kendisini İmam-Hatip Lisesine kaydettireceğini söyledi. Bunu
hemen kabul etti. Fark dersleri vererek Kahramanmaraş İmam Hatip Lisesine 1978
yılında kaydoldu. Maraş olaylarını bizzat yaşadı. Hasan Kekil maddi ve manevi
olarak destekledi. Çok zor günler geçirdi. Cami evlerinde kaldı. Hayır
severlerden burs desteği aldı. Yokluk içinde liseyi de bitirdi. Liseden sonra
Üniversite sınavlarına girdi. Birkaç okul kazanmasına rağmen maddi
imkânsızlıklar yüzünden bu okullara gidemedi. Boş geçen bu yıllarda vekil
öğretmenlik yaptı. Daha sonra hiçte arzu etmediği halde İmam-Hatiplik
sınavlarına girdi ve bir süre diyanette İmam-Hatip olarak çalıştı. 1984 yılında
Üniversite sınavlarına tekrar girdi. ODTÜ muhasebe bölümünü kazandı. Burada 2
yıl okuyup okulu bitirdikten sonra 1986 yılında Adana’ya gitti. Burada çalışma
hayatına atıldı ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.
--------------------------
Çalışma Hayatı:
1986
yılında Adana da çalışma hayatına atıldı. İşyerlerinde ve bürolarda 4 yıl süre
ile muhasebecilik yaptı. Aynı Zamanda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesine
kaydoldu. Bu okulu da bitirdikten sonra lisans diplomasını aldı. 1989 yılında
bir arkadaşıyla kendi işyerlerini kurdular. 3 yıl kadar hem muhasebecilik hem
de ticaretle uğraştılar. Daha sonra ortağından ayrılarak kendi bürosunu açtı.
1992 yılında bedelli olarak askerliğini Burdur’da yaptı. 1991 yılından itibaren
Ruhsatını alarak Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalışmaktadır. Emekli
olmasına rağmen halen bu işi yapmaya devam etmektedir.
------------------
Dünya Görüşü ve Fikirleri:
1980
öncesi Türkiye’nin içinde bulunduğu, kargaşa, terör, kan, iç çatışma, sağ-sol
hareketleri 12 eylül 1980 askeri müdahalesine kadar devam etti. Bu yıllarda çok
çeşitli öğrenci akımları ve siyasi akımlar vardı. Sağcı, solcu,
şeraitçi-İslamcı, faşist, komünist vs. Bu akımlar içerisinde yer almayan yok
gibiydi. Mehmet Bahçe de bu yıllarda İmam-Hatipli olması ve dini duygularının
baskınlığı neticesinde İslamcı akımların içerisinde buldu kendini. MTTB,
Akıncılar ve Nurcularla teşri mesaisi oldu. Ama hiçbir zaman birinin üyesi ve
mensubu olmadı. Çünkü içinden bir his bu yolların doğru olmadığını söylüyordu.
Hiçbir akım onun aradığını ona vermiyordu. Kimin neye ve kime hizmet ettiği
belli değildi. Bu yıllarda çok sayıda yayın ve kitap okudu. Aradığını hiçbir
zaman bulamadı. Taki 1983 yılında askerliğini yapıncaya ve askerlikte tanıştığı
arkadaşlarının işareti ile ipin ucunu yakalamıştı. Buraya kadar arayışları ve
batıl fikirleri için Necip Fazılın dediği gibi diyordu.
“Tam
otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum;
Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...”
Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...”
Askerlik öncesi fikir ve inanç hayatı ile şimdiki inanç ve fikir
hayatı çok büyük farklılıklar arz etmektedir. Eskiden geleneksel ve eski
dünya dinlerinin etkisindeki inanç ve güdücü fikirlerin kurbanı iken şimdi
tamamen orijinal inanç ve kendi aklının sahibi bir fikre sahiptir. Aklını
kimseye ihale etmeden düşünen, araştıran ve bu doğruları paylaşmaya çalışan
birisidir. Çağdaş, modern, akılcı ve ayağı yere basan dünya gerçekleri ile
bağdaşan bir fikir ve inanca sahiptir. İnsanın insana köleliğine karşı İslam
devrimcisi ve reformist bir fikre sahiptir. Onu etkileyen ve takip ettiği
kişiler en başta İran Devriminin teorisyeni ve büyük devrimci Ali Şeraiti olmak
üzere, Muhammet İkbal, Mehmet Akif, Edip Yüksel, Yaşar Nuri Öztürk , Che
Guavera ve tüm devrimci ve statükoya karşı fikir adamlarıdır. Sağcı statükoya
karşı solcu ve devrimci fikirlere açık biridir. Sahte dinci ve kaba softa ham
yobazlarla mücadeleci biridir. Devrimci dine inanmaktadır.” Devrimci dine
mensup olan ve bu dinin eğitimini alan bir kişi, hayatın maddî manevî ve sosyal
alanlarının tümüne tenkidi bir gözle bakar ve batıl olarak gördüğü şeyi
kaldırıp, yerine hakkı ikame etme sorumluluğunu taşır.” Fikrinde biridir.
Yalnızca Allaha teslim olmayı ve dini yalnızca ona özgülemeyi savunur. Bireyin
özgür ve sorumlu davranmasını ve yetkisiz yetkililere boyun eğmemesini savunur.
Allah ile insanın arasına din adamlarının ve şefaatçilerin girmesini reddeder.
Dinden çıkar sağlamayı reddeder. Yoksullara bakmayı ve korumayı savunur. Bir
savın doğruluğunu kabul etmek için kalabalıklara veya duygulara değil aklın
ölçüsüne başvurmayı savunur. Zalimlere ve zulme karşıdır.
"Yöneticileri fakir ölen milletler zengin olur, yöneticileri zenginleşen
milletler de fakirleşir.""komşusu açken tok yatan bizden
değildir.""haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.""sizden
biri bir haksızlık görürse bunu eliyle düzeltsin veya diliyle ikaz etsin.
"haksızlık yapan bir yöneticinin karşısından hakkı savunurken ölen kişi
gerçek şehittir""bu güne kadar kime borcum varsa, gelsin alsın. kime
kırbaçla vurduysam, " işte sırtım" gelsin sırtıma vursun ve hakkını
alsın"... .diyen Hz. Muhammedi böyle tanır ve kabul eder. Kısaca Hayatı
devrimci bir işlev olarak görür.
Daha
geniş bilgi için fikirlerini savunduğu ve yazdığıwww.oksuzdagi.blogspot.com ve www.oksuzdagi.wordpress.com
internet sitelerine müracaat edinebilinir.
Ayrıca, Çağlayancerit aşığı biridir. Öksüzdağı sembolüdür. Çağlayancerit
halkının mazlumluğu karşısında hassastır. Çağdaş, modern, kültürlü bir
Çağlayancerit için çalışmaktadır. Onların son derece mağdur ve öksüz
bırakıldığı fikrindedir. Yolsuz, eğitimsiz, hastanesiz ve yoksul bırakıldığı
fikrindedir. Bazı uyanık ve cambazların kulu ve kölesi olmamalarını ister. Dik,
vakur, hakkını arayan eğitimli ve uyanık bir Çağlayancerit halkı arzusudur.
------------------------------------
Yazarlık:
Mehmet
Bahçe lise yıllarından itibaren yazmaya başlamıştır. Lise ve Üniversite
yıllarında yazıları arkadaşları tarafından beğenilmiş ve yazmaya teşvik
edilmiştir. Adana da bazı dergi ve gazetelerde yazıları yayınlanmıştır. Bazı
İnternet sitelerinde de yazıları yayınlanmaktadır. Ayrıca araştırmaları mevcut
olup basım aşamasınadır. Yazmayı seven birisidir.
----------------------------
Sonuç:
Mehmet
Bahçe halen Adana’da yaşamakta olup Çağlayancerit’te bir yazlık ev yaptırmış
olup yazları iki ayını burada geçirmektedir. 3 kız 3 erkek evlat sahibidir.
İngilizce ve Arapça bilmektedir. Mehmet Bahçe
No comments:
Post a Comment