YETİMİ YAZDI (2) (AŞIK ALİ ATAŞ)
Güzel Yurt köşelerimizden Kahramanmaraş
İlimizin Çağlayancerit İlçesi’nden Âşık Ali Ataş, “Dinlemediler” adlı dördüncü
şiir kitabını yayımlamış, kitabın bir adedini biz “Keskinli Yetîmi” ye lütfedip
göndermek inceliğini göstermiş. Şair meslektaşım Sayın Ataş’a bu inceliğinden
dolayı teşekkür ediyor, Yüce Allah’tan iki cihanda mutlu, tatlı bir hayat ile
cennette buluşmamızı diliyorum.
Âşık Ali Ataş, doğru tavırla şiirin ilk
kıt’ asını çapraz kāfiye ile yazmış, sonra kāfiye’nin diğer durak türleriyle
şiirine devam etmiş. Kitabın 43 üçüncü sayfasındaki “Çalamaz Olduk” başlığı
altında Ali Ataş diyor ki;
------------------------------
Elbette
düzelir bu böyle gitmez,
Düzen verip
sazı çalarız elbet.
Ölünceye
kadar sıkıntı bitmez,
Geceleri
rahat yatarız elbet.
------------------------------
Diyorum ki;
Allah muhafaza eyleye asıl sıkıntı öldükten
sonra başlayabilir. Ağrı ile sızılar önemli birer habercidir. Ağrıyan, sızlayan
yerlerini fark edemeyen, bilemeyenler var. Sen ağrıları, sızıları, acıları fark
ettiğin için “Elhamdülillah” diyesin ve bu ilacı her gün alasın.
-----------------------------
Mîde bulanıyor,
başlar dönüyor,
Yanıyor
yürekler, alev sönmüyor,
Pilav
pişiririz yavan yenmiyor,
Ev’e bir
kilo yağ alamaz olduk.
-----------------------------
Sayın Ataş! Ev’e bir kilo yağ alamadığına
canı gönülden inanırım amma, yağsız bulgur’u, pirinç pilavını bulamayan,
alamayanları unutmadığınız yukarıdaki mısralarınızdan anlaşılmaktadır.
Yurt içinde yoksullarımız, teröristler
tarafından evi başına yıkılanlar olduğu gibi bir de; komşu devletlerin halkının
durumuna bak. Büyük küçük her biri köysüz, evsiz, ekmesiz ve susuz olduğu hâlde
çok perişan durumdalar. Öyle inanıyor, öyle anlıyorum ki, sen de yukarıdaki
dörtlüğünde o veya bu insanların hâlini anlatıyorsun. O insanların perişan olmasına
sebep olanlar, o insanları perişan edenler, dilerim Allah’tan yakında
belâlarını bulurlar.
--------------------------------
Limon elli
kuruş ekşiden yenmez,
Portakal
yüz kuruş, doksana inmez,
Ev’de
yiyecek yok kimseye denmez,
Konuya
komşuya varamaz olduk.
--------------------------------
Ömür geldi
geçti gurbet ellerde,
Dedi kodu
dolaşıyor dilerde,
Mecnun gibi geziyoruz çöllerde,
Leyla’yı
yitirdik bulamaz olduk.
--------------------------------
Ah Ali kardeşim Âhhh! Leyla’yı bulup da ne
yapacaktın yâda ne yapacaksın? Leyla’yı bulmuş olsaydınız, bana inan ki, siz
Âşık Ali olamaz, yüreğinizde duygu bulamaz, etkili şiirleri yazamazdınız.
Sayın Ataş! Siz Leyla’yı arayın amma,
dilerim Allah’tan Leyla’yı bulamayın. Çün ki, Leyla’yı bulunca özellik ve
güzelliklerinizi kayıp edersiniz. “Leyla” karanlık gece demektir. Demek oluyor
ki, her karanlık 24 saatin içinde nice bin Leyla var. Onlardan faydalanmanın
yolunu arayın ki mutlu olasınız. Anadolu lisanıyla Ataş’ın sönmeye.
---------------------------------
Âşık Ali’m
ne desin ki kalana?
Olanca
ömrümüz gitti talana,
Şimdi
herkes inanıyor yalana,
Doğru
söyleyene inanmaz olduk..
---------------------------------
Gurbeti
bitirip yurda dönerken,
Kuş gibi
başından aştığım dağlar.
Yorgun
gözlerimden yaşlar inerken,
Eteğinde
koşup coştuğum dağlar.
----------------------------------
“Keskinli Yetîmi” Gönül adamları için sıla
dahî gurbetin ta kendidir. Veda ederken Sayın Ataş’a selâm ve saygılarımı
sunuyor, gözlerinden hasretle öpüyorum.
-----------------------------------
Yazar ve Şair: “Keskinli Yetîmi”
No comments:
Post a Comment