Topuz Hasan’ın doğum tarihi tam olarak bilinmiyor. Onun
doğduğu günlerde veya yıllarda olsa gerek 1326 (1910) doğumlu ağabeyi Ömer
vefat ediyor. Babası cepheye gitmiş, vatan ve din için savaşmaktadır. Ölen
Ömer’i nüfustan düşürmek, yeni doğan Hasan’ı nüfusa kaydettirmek muhtarın
zoruna gider ve o yıllarda çokca başvurulan bir metod ile Ömer’in nüfus
cüzdanını Hasan’a verir “bu senin kafa kağıdın” diyerek.
Cerit’in bilinen isimlerinden Topuz Goca’nın torunu Topuz
Hasan yıllar yılı bilmeden ağabeyi Ömer’in kimliği ile yaşar.
Topuz Hasan, Topuz Goca’nın torunu olup babası Topuz Omar,
anası ise Topuz Hatçe’dir. Soyisim kanunu ile Yakar soyadını alır. Topuz
Goca’nın bir diğer torunu Yurtal soyadını alırken bir diğeri ise Yaman soyadını
almıştır. Bunlardan ayrı olarak Yel soyadını alan bir başka torun daha vardır.
Bu dört ailenin tamamı da Topuz Goca’nın torunları olup öz be öz amca çocukları
olmalarına rağmen soyadı kanunu ile akrabalıkları unutulmaya yüz tutmuştur.
Topuz Hasan anası Topuz Hatçe ile yıllar yılı baba yolu
bekler. Bu arada büyür, serpilir. Çobanlık yapar. Kendini yollara vurup
çalışmak için Adana’ya gider. “Tutma” olarak çiftliklerde çalışır. Bu ara anası
eşinden ümidini kesmiş savaştan sağ olarak dönen Osman Goca ile evlenmiş ve
Resim soyadını almıştır. Topuz Hatçe’nin Osman Goca’dan iki erkek iki de kız
evladı dünyaya gelir.
Topuz Hasan’ın Adana’da karın tokluğuna “tutma” olarak
çalıştığı yılların maceraları anlatmakla bitmez. Çalışkandır, dürüsttür, güçlü
kuvvetlidir. Çukurova düğünlerinin aranan ismidir. Davul zurna eşliğinde
yaptığı oyunlar ile meşhur olur. Güreşlerde de iddialıdır. Ağa’nın güvenini ve
itibarını kazanır. Ağa’nın onu kızı ile evlendirme fikrini farklı yorumlayarak
kaçar ve soluğu tekrar Cerit’te alır.
Askerliğini ağabeyinin yerine Maraş’ta yapar. Bu ara amca
oğlu vefat etmiş, eşi Topuz Fadıma iki küçük çocukla dul kalmıştır. Aile
büyükleri Topuz Hasan’ı ikna ederek kendisinden yaşça büyük olup iki çocuk
anası olan Topuz Fadıma ile evlendirilir. Topuz Hasan’ın Topuz Fadıma’dan dört
erkek evladı dünyaya gelir. Bunlardan ikisi erken yaşta bekar iken vefat eder.
Diğer iki oğlu Mehmet ve Yusuf evlenip çor çocuk sahibi olur.
Topuz Hasan güçlü kuvvetlidir. İş aramak için evden çıktığı
bir gün Pazarcık tren istasyonunda dört işçinin kaldırmak için uğraştığı demir
rayı alır istenilen yere tek başına taşır. Uzaktan işçileri seyreden Alman
mühendis Topuz Hasan’ı yanına çağırır ve Devlet Demir Yollarında işçi olarak
çalışmak üzere işe alır.
Pazarcık’ta işe başlayan Topuz Hasan ikinci evliliğini
Pazarcıkta bilinen bir ailenin kızı olan Ayşe Hanım ile yapar. Ayşe Hanım’ın
İstanbul’da akrabaları vardır. Topuz Hasan’ı da alıp İstanbul’a giderler. Topuz
Hasan’ın İstanbul maceraları da oldukça ilginçtir.
Aşağı Pazarcık ile Yukarı Pazarcık arasındaki yüzlerce
dönümlük araziyi bir şekilde satın alır. Arazinin sahipleri ölmüş, tapular
bankada kalmıştır. Topuz Hasan’ın çalışkanlığını takdir eden banka müdürü Topuz
Hasan’a yol yordam gösterir, arazileri ihaleye çıkartır ve Topuz Hasan’dan
başka talipli yok denilerek satış gerçekleştirilir. Bu yüzlerce dönümlük
araziyi Pazarcıklı eşi Ayşe Hanım’la yer tüketir.
1950’li yıllardır. Gavur Gölü’nün kurutulması projesi hayata
geçirilmektedir. (Şimdi yeniden yaşatmak için mücadele ediliyor.) Genç bir
mühendis olan Süleyman Demirel projenin başındadır ve Topuz Hasan Pazarcık’tan
döşenen demir raylar üzerinden hergün Demirel ve ekibinin ihtiyaçları için
Gavur Gölü şantiyesine gidip gelmektedir. Bir gün Süleyman Demirel Topuz
Hasan’a;
-Git köylülerine haber ver, gelsinler onlara buradan
istedikleri kadar arazi vereyim, der.Topuz Hasan Cerit’e gider, köyün ileri gelenlerine durumu
anlatır ama aldığı cevap olumsuzdur. Hatta ardından ağır sözler söylenir;-Bizi sivrisineğin içine atıp öldürmek istiyorlar, denilir.Gerçekten de o yıllarda Gâvur Gölü’nde yetişen sivrisinekler
öldürücü bir zehire sahiptir.Sonuçta Ceritliler Gâvur Gölü’ne inmezler ama buraya
yerleşen aşiret köylüleri başlangıçta zorluklar çekseler de hepisi zenginleşir,
arazi ağası olur. Cerit’liler ise halen ağlamaktadır.
Pazarcık, Diyarbakır, tekrar Pazarcık ve Maraş
istasyonlarında çalışan Topuz Hasan Ayşe Hanımla olan evliliği bitince Maraş’ta
Asiye Hanım’la evlenirse de bu evlilik uzun sürmez. Asiye Hanımın vefatı ile
Topuz Hasan tekrar bekar kalır. Ayşe Hanım’dan ve Asiye Hanım’dan çocukları
olmamıştır.
Topuz Hasan son evliliğini Nedirli aşiretinden Hatice
Hanım’la yapar. Bu evlilikten Serdar ve
Selahattin adları verilen iki oğlu ile Serap adı verilen bir kızı dünyaya
gelir. 1970’de Devlet Demir Yollarından emekli olan Topuz Hasan Maraş’ın
Kuyucak mahallesinden bir ev alarak oraya yerleşir.
Evinde misafiri hiç eksik olmaz. Sohbet ehlidir. Onun olduğu
yerde televizyon izlenmez. Anlattığı çoğu yaşanmış öyküler ile dinleyicilerini
gülmekten kırar geçirir. Oğlu araştırmacı yazar Serdar Yakar onun anlattığı
hikayelerin bir kısmını kayıt altına almıştır.
Topuz Hasan Cerit’ten küçük yaşta ayrılmış olsa da Cerit’le
bağlarını hiçbir zaman koparmaz. Haftanın her günü Kuyucak’taki evinden çıkar,
Uyuzpınarı’ndan aşağı iner, soluğu Cerid garajında alır. Cerit’ten o günün
haberlerini, hastalananlarını, ölenlerini öğrenir. Her bir ölüm haberi onda
derin izler bırakır. Yaşı sekseni aşmıştır. Sonra garaj içindeki Tüpcü Yaşar’ın
dükkânında soluklanır. Hikmet Kabakcı’nın dükkânında Ceritlilerle muhabbet
eder.
1996 yılı sonlarında rahatsızlanır. Cerid’e son bir kez daha
gitmek ister. Gider, rahatsızlığı ağırlaşmış olarak geri Maraş’a döner. 8 Ocak
1997’de Kuyucak’taki evinde vefat eder. Allah rahmet eylesin.Serdar Yakar
No comments:
Post a Comment