Söylentilere göre bu oluk’a yakın evlerde
oturanların bazılarının arada bir oluk başında aksakallı yaşlı bir koca
gördüklerini, ikinci bir söylentiye göre Oluk’a daha yakın evi olan bir kadın
burada çamaşır yıkarken yanına yaşlı bir aksakallı gelir. Bir daha burada
çamaşır yıkamamasını söyleyip kaybolduğu anlatılır. Böylece Kocalı Oluk ismini
alır.
Geçmiş yıllarda Biçmeoluk’ta ikamet
eden Vırıt Ali isimli kişi 1954 yılında vefat eder. Ölenin yasına gitmek Cerit halkının bir
geleneğidir. Annemde dâhil bir kaç kadın bir araya gelerek yaylaya (Vırıt
Ali’nin yasına) giderler. Yastan döndüklerinde Kocalı Oluk’a uğrarlar. Kadınlar
su içmek için sıraya girer. Sudan bir yudum alan sessizce geri çekilir. Su içme
sırası diğer bir kadına geldiğinde kadın bir yudum su alır ağzından geri döker.
‘’Böylede su mu olurmuş? Bizim sularımız daha güzel.’’ Bu suyun içine nedeyim
diyerek küfreder.
Kadın Oluk’u atlayamaz oracıkta kıvrıla
kalır. O anda ağzı da eğrilir. Arkadaşları korku içinde şaşırır. ‘’Ne oldu?’’ diyerek
başına toplanırlar. Kadın daha konuşamaz. Arkadaşları kendi aralarında
nöbetleşerek kadını 7 km
uzaktaki evine kadar sırayla sırtlarında taşırlar. Kadın eve getirilir. Ama ne
yazık ki konuşamaz, felç olur. Günümüzde bile bu olayı bilenler Kocalı Oluk’a
giderken birbirlerini tembih ederler. ‘’Sakın ola su hakkında tek kötü kelime
etmeyin.’’ derler. Bu olay gerçek yaşanmış bir olay. Rahmetli annem bizzat
anlatırdı.
O kadın bizim
en yakın komşumuzdu.
Ayrıca bu suyun başında çok büyük
ulu bir kamalak yani (sedir) ağacının olduğu bu ağaca zaman, zaman çaput bağlayarak
dilekte bulunulduğu biliniyor. Ağaç öylesine büyükmüş ki boyunun 30–40
metre olduğu, çapının gayet geniş olduğu, gölgesinde üç dört yüz davarın
yattığı söylenir. Zaman gelir altı yedi kişi bir araya gelir kesip odun edelim
derler ve bir gün kesmeye başlarlar. Ağacın yarıdan fazlası kesilir. Bir anda ağaçtan
kan kırmızı bir sıvı fışkırmaya başlar. Bunu gören kişiler korkarlar. Baltasını
alan sessizce oradan ayrılır. Anlatılanlara göre ağacın kökünden bir hafta
boyunca kırmızı sıvı akmaya devam eder. Birkaç gün sonra ağacı kesen kişilerin
bir, bir hastalanıp öldüğü söylenir.
Halk tarafından ziyaret kabul edilen
Kocalı Oluk ve suyu özelliğini hala korumaktadır. İki metre arayla biri acı ve
biri tatlı su olan Kocalı Oluk etrafı Kamalak ve Ardıç ağaçları ile çevrilidir.
Bu acı ve tatlı su birleşerek önünde yapılan bir göle akmakta, oradaki insanlar
bu su ile bahçelerini ve hayvanlarını sulamaktadırlar. Kocalı Oluk suyunun
aktığı zemini ve taşları bakır rengine boyamaktadır. Zaman, zaman da
suyun kırmızı renkte aktığı söylenmektedir. Bir yudum aldığınızda
ağzınızda metal ya da bakır tadı bırakmaktadır. En azından bu suyun tahlil
ettirilerek gerçekten sağlık için faydasının olup olmadığı kesinlik kazanır. Ve
ben bunun ilçe için turizm açısından çok iyi olacağını düşünüyorum.
No comments:
Post a Comment