Amcasının değirmen gözünde o coşkun suyun altında etrafı ceviz ağaçlarıyla çevrili 14 dönüm sulu tarlasını yeğeni Fatma’ya verir. Kızım evlendiğinde oğlun olursa benim adımı koy beni yaşat der. Zaman gelir amcası ölür. Fatma yine aralıkta kalır. Tekrar gider analığının yanına sığınır. Fakat analığı rahat ettirmez. Bir gün aç bir gün tok yatar. Ve çok çileler çeker. Bir müddet sonra Veli Ataş’a haber salar. Gelsin beni kaçırsın der. Veli Ataş gider kaçırır. 25 Haziran 1931 tarihinde evlenir.1933 yılında bir erkek evladı dünyaya gelir. Babasının ismini koyar. Ahmet evlatlarının en büyüğüdür. Sonra bir kızı olur oda 14 yaşında vefat eder. Peşinden bir erkek evladı daha olur. Oda 7 yaşında vefat eder. 1942 yılında bir kızı dünyaya gelir. Adını Annesinin adını koyar.
11 Temmuz 1946 tarihinde Ali amcasının kendisine verdiği tarlada ekin biçerken beni dünyaya getirir. Ogün o anda adımı Ali amcasının adını koyar. Rahmetli amcasını çok, çok sevdiğini amcasının çok zeki olduğunu güzel kaval çaldığını şiir yazdığını irticalen türküler söylediğini anlatırdı. Amcasının şiir defterini 10 yıl sakladığını daha sonra kaybettiğini söylerdi. Anam bana oğlum inşallah sende amcam gibi olursun gözüm arkada kalmaz derdi.
Bende şiirler yazdım saz çaldım, irticalen türküler söyledim, yazar ve şair oldum. Annemin gözü arkada kalmadı. Amcası gibi olduğum için rahmetli çok sevinirdi. Biz 5 erkek üç kız 8 kardeşiz. Kardeşimiz Mehmet 13 Eylül 1986 tarihinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Evliydi 1 oğlu 1 kızı vardı. Anne annemin adı olan Fadime bacım 16 Ocak 2010 tarihinde vefat etti. Annem 22 Ocak 1996 tarihinde vefat etti. Babam 10 Ocak 1998 tarihinde vefat etti. Tüm ölmüşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Âşık Ali Ataş
No comments:
Post a Comment