Yarım asra dayanan bir emek, İstisnasız
her günü çalışmakla geçmiş bir ömür, gün ışımadan açılan gözler, çalışmaktan
nasırlaşmış eller, yaşam meşguliyetinde ağarmış saçlar, sıkıntılarla düğümlenmiş çizgiler, Anadolu
insanına has mütevazılık, Mükemmeliyete yakın el işçiliği, unutulmaya yüz
tutmuş bir meslek, onu icra eden bir usta, sırdaşım, canım, büyüğüm, hep saygı
duyduğum, büyük hayranlık beslediğim, oğlu olmaktan tarifi imkânsız bir onur
duyduğum babam, en yakınımı yazıyorum bu sefer, bu evreye gelmemdeki ismi, maddi
manevi her anımda asırlık bir çınar gibi arkamda dimdik duran bir gücü...
Gün doğumundan başlayıp gün batımına
kadar durmaksızın dökülen ter, 40 yıl boyunca tek bir gün dahi dinlenmeden
geçen zaman, çıraklıktan ustalığa doğru ilerleyen bir yolculuk. Hatırlıyorum ilkokul
zamanlarımda, tek odalı, birkaç metre karelik küçücük baraka tarzı bir yerde el
emeği, göz nuru hazırladığı yemenileri, deri, iğne, iplik, biz, muşta, çekiç,
örs, pul, önlük, kalıp... İşyerinde kullandığı malzemelerin hepsi tarihi eser niteliğinde,
hepsi dakika, dakika ilerleyen bir tarihin tanığı, zamana meydana okuyan
radyosu ilk günkü gibi, hep aynı yerde hep aynı frekans (TRT)...
Tek bir müşterisi olmamıştır yaptığı işten
memnun kalmayan. Kimi zaman yaşlılara baston ucu, kimi zaman çobanlara yemeni, Kimi
zaman inşaat işçilerine kuşak, kimi zaman çocuklara gonç, Kimi zaman hayvanlara
yular yaparken görürsünüz o nasırlı elleri... İlçenin zamana meydan okuyan tek
ustası olarak yaşamına dokunmadığı kimse kalmamıştır nerdeyse. Deri alma
gayesiyle beni de götürürdü bazen eskinin deyimiyle şehre. Gaziantep’in ve
Maraş’ın o eşsiz zanaatkârıyla olan etkileşimi diyaloğu hep farklı gelmiştir.
Çoğu göçtü gitti meslekleriyle birlikte bu
hayattan. Ürettikleri muazzam el emeği eserleri kaldı geriye. Bir de
hayatlarına dokundukları insanlar... Dile kolay 40 yıldır dokunuyor babam da.
Emekli oldu ama dokunmaya devam ediyor. Yorgun geldiği her gün, akşam
yemeğinden sonra büyük keyif aldığı siyasi tartışma programları izlerdi hala da
izler. Belki de ta! O zamanlardan geliyor fikirlere, meselelere, gündeme dair
olan ilgi alakam. Her fırsatta derim zaten demokratlığım babamdan,
Mükemmeliyetçiliğim annemden kaldı diye.
Onlarda ne varsa ailelerinden almışlardır eminim. Dedemi hatırlıyorum da aynı babamdı.
Bastonuyla yürüyemez hale geldiği zamanlarda dahi yük olmamak için tek başına
yürümeye kendini zorlardı. Yatalak olması hasebiyle uzun süre yatmaktan tutulan
beline rağmen “oğlum yardım et de diğer tarafıma döneyim” demeye bile imtina ederdi.
Çok kötü olduğu anlarda dahi nasılsın soruma hep “iyiyim oğlum” derdi.
Düşünüyorum da o da babasıyla dost gibiydi. Çok fikir mülahazası yaptık baba-oğul.
Çok ayrı düştük, çok ortak noktada buluştuk ama ne ben ondan incitecek tek bir
söz işittim ne benim onu üzecek tek bir davranışım oldu.
Onun şahsıma olan güveni ve benim ona
olan saygım, hayranlığım hiçbir zaman hiç eksilmedi. Ya annemle olan ilişkisi...
Hep gıpta ettim yarım asra dayanan birlikteliklerine. İki insan birbirini nasıl
bu kadar tamamlar hala şaşırıyorum. Ne yaptılarsa birlikte yaptılar. Varlığı da
birlikte tattılar, yokluğu da. Zorlukları da birlikte göğüslediler,
hastalıkları da. Çok tartıştıkları da oldu ama tek bir geceyi dahi küs geçirmediler.
Hiç ayrışmadı evlilikle birleşen yatakları. Bazen biri alttan aldı bazen diğeri.
Bazen düşünüyorum da neysem onlarım, neyim varsa onlara borçluyum. İnsan
unutuyor çoğu zaman en değerlilerini. Büyüyor onlara saygısızlık yaparak. Unutmak
değil de büyümek sanırım onları en çok inciten. Bu sebeple ne olursa olsun hiç
büyümemeye çalıştım onların yanında. Ne olursak olalım, kaç yaşına gelirsek
gelelim, değişmeyen tek hakikat, çocuk olmamızdır onların gözünde. Bırakın
küçük kalalım, bırakın değişmesin bu hakikat. Çok görmeyelim o nasırlı ellere
bu hakikati. Sayfalarca anlatsam yetmeyecek değerli bir aileye sahibim.
Şanssızlıklara geçmiş yaşamımın tek ve en önemli şansı onlar benim! Gururum,
onurum, varlığım, her şeyim, İyi ki varsın canım annem, İyi ki varsın Yusuf Usta...
Ne demiştik: “Herkes gider; aile kalır...”
Hep kal sen
YUSUF USTA...
Kaynak
site: https://www.marasgundem.com.tr/
No comments:
Post a Comment