XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX BETÜL TUNÇ HALİL BERKER GEZ OĞLAN MUSTAFA SAĞLAM BEKİR SİVRİ FAZLI YILDIZLI EŞE GÜMBÜRDEK TESLİME MALKOÇ BADDAL SÜLEYMAN AHMET YAŞAR AYŞE TUĞÇE AYŞE GÜLER AYŞE ÜNAL A.RANDE TOLA ÖMER BİRİNCİ K.MEHMET GÖKER BÖRKLÜ KADİR YUSUF ATAŞ VELİ ATAŞ FATMA ATAŞ AHMET ATAŞ AYŞE ATAŞ MEHMET ATAŞ ECO ATAŞ FADİME ATAŞ AHMET ALTUN ÜMMÜ ALTUN ZEYNEP KEKİL BERDUŞ MEHMET YAKAR DİŞÇİ İBRAHİM MEMİŞ AHMET PADİŞAH PADİŞAH MEHMET ŞAZİYE KIZIL GIRMIT HACI YAŞAR FATİH BOZDERE CEMAL HOPUR BAYRAM DÖNMEZ MERYEM GÜNEŞ HACI KAYAR ELİF ÜSTEL MEHMET KURT AYŞE GÖK MILLA HATİCE PİRO YETER MUSTAFA ZORKUN HACER İNAN MISTIK BERKER ÇAPAR İBİŞ FATMA BOĞAZ HANİFİ BAHAR HATUN MUSTAFA MUSTAFA ENES TESLİME GÖK MÜDÜR FAKAZ MEHMET SAKALLI UMMAHANI ŞAHAN KALENDER KARATAŞ KELHACI CUMA AHMET KAYA KURT ALİ ALTUN FIRINCI İBRAHİM YUSUF KAYA MERYEM GÜLER HÜRÜ İĞDE MUSTAFA BERKER HASAN ÇETİNKAYA Ahmet Rende ALPER KARABIYIK F.DOĞANPINAR MEHMET DİLİK TESLİME YURTAL KAVAL HÜSEYİN MISTIK KUMRU K.HASAN VE EŞİ K.HACI VE EŞİ K.MEHMET VE EŞİ ALİ ASKER AYŞE ASKER ELİF ÇOLAK METİN NURHAK BIYIKLI VELİ BIYIKLI HÜSEYİN MEHMET İĞDE SURDAN ŞERİF BAYKUŞ ALİ ÖZTÜRK TESLİME ÖZTÜRK ÇOBAN YUSUF ÇOBAN HACI ÇOBAN GÜCCÜK ÇOBAN KAZIM GÜLLÜ İBRAHİM SALMAN ÇELEBİ AHMET ÖCAL PENDİR HACIYUSUF PENDİR ŞERİF İBRAHİM YALÇIN MEHMET YALÇIN FADİME YALÇIN HACI YALÇIN PENDİR ÇÜRÜK FADİME YALÇIN PENDİR MEHMET MEHMET YALÇIN ALİ YALÇIN TATAR DURMUŞ TATAR ELİF TATAR AHMET EŞEFATMA GÜNEŞ ŞABAN GÜNEŞ ASHABİL KEKİL İSMAİL KIZILSEKİ M.ONARAN GÜCCÜK AHMET YUNUS IBRIK HATİCE KEKEÇ HANİFİ MEHMET HÜSNE ÇAKIL EŞEFATMA BABUÇÇU M.ALİ DİLİK EŞEFATMA NUR ALİRZA VE EDESİ DURMUŞ BALABAN HASAN BALABAN KÜRDALİ MISTIK ÇİÇEY HAMZA AVAN ARİF VALİ AHMET SALMAN MISIR SELATTİN KEKİL ÇAVIŞ MEHMET ÇAVIŞ CENNET ALİ ONARAN Halil ONARAN FATIK ONARAN AHMET ONARAN CENNET ONARAN FATMA ONARAN SIHIYA MISTIK BAHAR ONARAN DURDU ONARAN MEHMET ONARAN MUHARREM ONARAN YAŞAR ONARAN Ramazan Onaran Vırıt Veli Onaran Usta Ali Onaran K.MUSTAFA YEŞİL ŞERİF YEŞİL HASAN YEŞİL SALMAN YEŞİL BAHAR YEŞİL MEHMET YEŞİL ELİF YEŞİL AHMET DİNLER HACI DİNLER İBRAHİM DİNLER MUSTAFA DİNLER AHMET DİNLER AHMET DİNLER ŞERİF DİNLER EŞE DİNLER RAMAZAN ŞİŞMAN MEHMET KURT HATİCE KURT AHMET KURT HAÇÇE KURT YUSUF KURT EŞEFATMA KURT YUSUF KURT HÜSNE KURT NADİR KURT FATMA KURT VIRIT YUSUF ÖMER DİNER BEKİR YUSUF BEKİR CENNET TESLİME DİNLER GÜCCÜK M. EŞİ NALBANT ELİF NALBANT MEHMET NALBANT AHMET NALBANT HACI NALBANT HASAN NALBANT ALİ NALBANT NAHİDE ÇÖKELİK EMMİ ÇÖKELİK EŞİ ÇÖKELİK HASAN ÇÖKELİK İBO ÇÖKELİK RAMAZAN ELİF GÖKTAŞ AYNIŞA VELİ SIHIYA ALİ DEVRİŞ OSMAN M.KELEBEK ESE CUMA KAZAKÇI HASAN TOKO HASAN TOKO ALİ DEMİRCİ SÜLEYMAN DEMİRCİ HAVA VELİ DEMİRÖZ ZEYNEP DEMİRÖZ ABDULLAH DEMİRÖZ ZAHLA MUSTAFA KAMBER ALİ ŞEREF ŞİŞMAN HÜSEYİN ŞİŞMAN GÜCCÜK MISTIK GÜCCÜK MISTIĞIN EŞİ KELOSMAN TATLICI MUSA MEHMET TUNÇ ŞEREF TUNÇ İBRAHİM TUNÇ MUSTAFA TUNÇ EŞEMEN TUNÇ AYŞE TUNÇ CUMA TUNÇ NAZMİ VE KEMAL HOCA HASAN ŞERİF HATUN İBRAHİM BAHÇE MEHMET BAHÇE FADİME BAHÇE İMAM HASAN ZEYNEP TÜKEL MUSTAFA TÜKEL SIDDIK TÜKEL FARUK TÜKEL ŞERİF TÜKEL ZEHİYE TÜKEL HANIM TÜKEL HALİME HATUN BOYACI ÖMER ELİF AÇIKGÖZ ALİ AÇIKGÖZ PAŞA OSMAN PAŞA HÜSEYİN PAŞA ALİ KIRKLI MUSA KARACA ABDULLAH KARACA MUSA BIYIKLI MEHMET GÖYMISTIK VELİ MILLA HALİL MILLA MEHMET BERBER VELİ CIRIK ALİ PULUS FAKAZ DENA MOLLA TOHOL İBRAHİM DEMİRCİ FATMA CİNNİ VELİ YUSUF DUYMAZ GÜLSÜM MEHMET GÜLSÜM HAVA GÜLSÜM ŞEREF GÜLSÜM FATMA KOKO HÜRÜ İBİK SALMAN İBİK GÜLLÜ İBİK İBRAHİM İBİK HATİCE İBİK MEHMET İBİK ALİ VELİ GÜLER İbiş GÜLER (Paşa) AHMET GÜLER GÜLSÜM GÜLER YUSUF GÜLER EMİNE GÜLER Ali GÜLER Elif GÜLER MEHMET GÜLER VELİ GÜLER AYŞE GÜLER İSMAİL GÜLER K.HASAN MEHMET KARAHASAN AŞIK PÜRÇÜKLÜ ALİ PÜRÇÜKLÜ ALİ HAKLI YUSUF ONAY HATİCE ONAY ŞAKİR MERYEM TEKEL ALOCA HACI AHMET KUŞ HATİCE KUŞ APIL MEMİŞ APIL MEHMET SOLAK MISTIK Ali Tekel MEHMET TEKEL YUSUF TEKEL Veli Tekel Hatice Tekel çete mehmet Mehmet KISA Tola Ali Kısa Köküş Ahmet Kaval Kır Tütüncü Eşe Möhürder Ali Möhürder Hüsne Mısto Hüseyin Ömer Çirkin ALİ TATLI SOFU TATLI SÜLEYMAN TATLI İBİŞ KEKLİCEK ÖZBEK MEHMET ÖZBEK ELİF ÖZBEK TOPAL ÖZBEK EŞE CAFAR MUSA CAFAR ALİ CAFAR ALİ VIRIT (HELETE) HACIYUSUF KEKİL FATMA KEKİL MÜDÜR SALMAN MEHMET ENGİZEK EMİNE ENGİZEK ŞERİF ENGİZEK HAYRULLAH ENGİZEK FATİH BOZDER> ABİZER HOCA H.YUSUF NURHAK KLLİ ALİ KİLLİ ALİNİN EŞİ ŞOFÖR YUSUF YUSUF KELLE KAZAKCI YUSUF KAZAKCI Y.EŞİ YUSUF KIZILSEKİ KARA MEMİŞ YUSUF GÜNEŞ AHMET KELLECİ ÜMMÜHAN KELLECİ MUSTAFA KELLECİ KALENDER KELLECİ MERYEM KELLECİ ALİ KELLECİ İLYAS KELLECİ HACI KARASU ZEYNEP KARASU HALİL KARASU ALİ KARASU KALENDER ÖMER CENNET KARASU SAMO GADDER ÇATKAFA SÜLEYMAN YELO KOCA YELO FAKAZ GÜCCÜK MAHMUT HACI HASAN DAŞO TOLA YAVSI MUSTAFA ENTARİ DEDE HÜRÜ DURAN HALİL BULURHATİCE DEMİRÖZ SEMERCİ DURDU GAZİ HASAN VE EŞİ HASAN YILDIZLI VELİ YILDIZLI HALİL YILDIZLI Ali Damar Ayşe Damar Yusuf Damar Mehmet Damar Medine Damar Elif Damar Oruç Sarıaltun Balaban Mehmet Elmas Mercik OsmanAli ELMAS Adem Kök Zekiye Uzun Elif Kekil Edanur Kurt Eyup Dolgun Pınar Babuççu Mehmet Zorkun Fatma Kumru Ayşe Dilik Hortlu Hacı Kasım Zorkun Ali Yorulmaz Osman Yorulmaz Hortoğlu Hüseyin ÖMER ALİ ÖMER MEHMET ÖMER MEHMET Gizir Ali Hasan Karagöz Filik Dede Cüngülü Osman Hacı Ömer Boğaz Abdullah Boğaz Mehmet Boğaz M. Ali Boğaz AHMET BOĞAZ FERAMİZ BOĞAZ Çoğrolu Mehmet ONBAŞI İBRAHİM ONBAŞI ELİF ONBAŞI HASAN ONBAŞI HATİCE ONBAŞI AYŞE BESER MUSTAFA HACCALI MEMMET RECEP HASAN RECEP MEHMET VAKKAS KOZAK FATK KOZAK TOPLUM - 01 TOPLUM- 02 TOLUM - 03 TOPLUM - 04 TOLUM - 05 TOPLUM - 06 TOPLUM - 07 TOPLUM - 08 TOPLUM - 09 TOPLUM - 10 TOPLUM - 11 TOPLUM - 12 TOPLUM- 13 TOPLUM - 14 TOPLUM -15 TOPLUM 16 PADİŞAH VE HÜSEYİN YAKUP KARA SAZCIMISTIK VE HALİL GAHVECİ VE HASAN ATEŞ VE SARI GARİP MEMMET EŞİ M.KEKİL VE EŞİ GÖZEL VE EŞİ DURMUŞ VE ANASI VELİ VE OSMAN ATEŞ VE YUSUF APIL VE ALİ GÜLER YAGUP TESLİME EŞİK YUSUF EŞİMallagocun Eşi Halil GÜLER Honu Dede BOZALİ KOCA BEKİR BERKER ALİ BERKER ŞERİF BERKER DURMUŞ BERKER CUMA BERKER BAHAR BERKER FATMA BERKER DURMUŞ BERKER VELİ BERKER ZÖHRE BERKER ÖMER BERKER RAHİME BERKER HÜSEYİN BERKER SÜLEYMAN BERKER SULTAN BERKER PAKİZE BERKER HATİCE BERKER MUSTAFA BERKER EMİNE BERKER ŞERİF BERKER MEHMET BERKER HAFIZ DOĞANPINAR YUSUF DOĞANPINAR HATİCE DOĞANPINAR ZEKERİYE DOĞANPINAR GOCA DOĞANPINAR HATİCE DOĞANPINAR AHMET DOĞANPINAR HASAN DOĞANPINAR ABDULLAH KEKİL M. DOĞANPINAR İBRAHİM ARAS FATMA ARAS VELİ ARAS MEHMET ARAS OSMAN ARAS CENNET ARAS FATMA ARAS ELİF ARAS VELİÇAVIŞ MEMET VELİÇAVIŞ MEYREM VELİÇAVIŞ KOCA VELİÇAVIŞ AHMET VELİÇAVIŞ HALİL VELİÇAVIŞ MUSTAFA VELİÇAVIŞ MEMİŞ

Manşet Haber

Showing posts with label Benim Yaşadıklarım 10. Show all posts
Showing posts with label Benim Yaşadıklarım 10. Show all posts

Saturday, November 23, 2019

Benim Yaşadıklarım 10

         Bölüm (10)
         YAYAN GİDERLERDİ:
         Babam ve köylünün birçoğu senede bir defa alışveriş için yürüyerek Maraş’a giderlerdi. Gidip gelmeler üç gün sürerdi. Bize elbiselik için karalı alaca siyah bir bez, birkaç kilo mercimek, pirinç, makarna getirirdi. Babamın getirdiği karalı alacadan anam ayağımızın ucuna kadar uzun bir fistan dikerdi. Belimize keçi kılından yapılmış siyah kuşak bağlardık. Atleti bilmezdik. Beyaz bezden birer tane atlet yerine köyneğimiz olurdu. Fistanın altından giyerdik. Söylemesi ayıp popumuzda kilotumuz olmazdı. Yazlık kışlık elbisemiz yoktu. Yazın da kışın da aynı fistanımızı giyerdik. Bir de şalvarımız olurdu. Elbiselerimiz kirlendikçe evlerde su olmadığı için anam ve köyün kadınları elbiseleri Keziban Hatun Camisinin yanındaki çevirmeye götürür, orada yıkarlardı. Teşt denen büyük leğende bizi çimdirirdi. Şimdi çimmenin adına banyo yapmak deniliyor. Teştten çıktığımızda yedek elbisemiz yoktu. Üzerimize bir bez veya çarşaf örter, ateşin başında elbiselerimizin kurumasını bekler elbise kuruyunca giyinirdik..
          YER OYNAMIŞTI:
          Yedi sekiz yaşlarımdaydım. Anam bir gün Ayşe halama ekmek yapmaya gitti. Beni de beraberinde götürmüştü. Üç beş kadın ekmek ederlerken bizde halamın torunu Veli ile oynuyorduk. Birden bire büyük bir gürültüyle raflarda tepsi leğen kalmadı yere döküldüğü gibi damların üzerinde loğdurlar yere düşmüşlerdi. O sırada anam ekmeği bırakıp üzerime kapandı. “Bu gürültü neydi?” dediğimde “Korkma oğlum! Yer oynadı.” dedi.“Yer neden oynar?” dediğimde “Yerin altında iki tane sarı öküz varmış. Onları sinek ısırırmış. Öküzler başını salladığında yer oynar.” dedi. “Peki, o öküzler bu kadar taşı toprağı nasıl sırtında taşıyorlar. Ya bir de yıkılsalar ne olurdu?” dediğimde  “Oraları karıştırma bir şey olmaz” dedi, korkmuştum. Her denilene inanıyordum. O günkü yer oynamasının etkisini bir müddet üzerimden atamadım. İkide bir soruyordum yine “O öküzleri ne zaman sinekler ısırır da yer oynar?” dediğimde anam “Oğlum belli olmaz.” diyerek geçiştirirdi.
        YOĞURT DÖKMÜŞTÜM:
        Köyden Maraş’a kaçtım gittim, işsizdim. Hamallığı basit bir iş olarak gördüm. İpi omzuma atıp çarşıya çıktım. Yük taşımaya başladım. Bir kaç gün çalıştım. Sebze halinde geziyordum. Bir adam geldi. İki külek yoğurt aldım.“Bizim eve götür.” dedi. Yoğurtları sırtıma aldım. Adam “Beni takip et.” dedi. Peşinden yürüdüm. Geri dönüp ardına bakmıyor, iyice yoruldum.  “PTT binasının önünde dinleneyim.” dedim. Duvara sırtımı dayarken küleklerdeki yoğurdun biri başımdan aşağı döküldü. Diğerinde az bir yoğurt kaldı. Her tarafım bembeyaz oldu. Beni bu halde gören, çocuklar başıma toplanıp gülüyorlardı. Bir adam külekleri sırtıma verdi yukarı doğru yürüdüm. Yoğurt sahibi yakınlarda gözükmüyordu. Adam biraz ileride oturmuş beni bekliyormuş. Beni görünce şaşırdı. “Sen yoğurdu mu döktün dedi.  “Evet, döküldü.” dedim. “Hepsi mi?” dedi. Küleğe baktı birinin dibinde az yoğurt kalmış.“Bari bunu götür.” dedi. İt tepesi mahallesinde bir eve vardık. Kapıyı çaldı. Kapı açıldı. Avluda dört tane bayan ekmek yapıyorlardı. Beni görünce şaşırdılar. “Bey bu çocuğun hali ne?” Dediler. “Konuşmayın. Çocuk acıkmış. İki bazlama yapın.” dedi. Bayanlar bazlamaları yaptı. Kalan yoğurdu bir tepsiye koyup bana “ye” dedi. “Karnım tok.” dedim. Eline bir sopa aldı. “Zorla yiyeceksin.” dedi. “Dayak yiyeceğime yoğurdu yiyeyim.” dedim. Birkaç lokma aldım.“Yoğurdu bitir.” dedi. Hanımı kızdı. “Bey aklı başında bir hamal tutsaydın çocuğun. Ücretini ver de gitsin. Ücrette filan gözüm yok ağlıyordum. Hanımına “Bu rızkın tamamladı. Bana bir kazma kürek getir.” dedi. “Ne yapacaksın kazmayı, küreği bey.” dedi. “Mezar deşip bunu avluya gömeceğim. Otuz kilo yoğurdumu döktü. Bari başka birinin yoğurdun dökmesin.” dedi.
       “Eyvah! Beni öldürecek.” dedim ve kaçmanın yollarını arıyordum. Kaçmam imkânsızdı, ağlıyordum. Evin her yanı kapalı, Yalvardım “Ne olur beni bırak.” Gidip para kazanıp yoğurdunuzu ödeyim dedimse dinlemiyordu. Halime acıyan bayanlar ekmek yapmayı bıraktılar. Beni kaçırmak için adamın üzerine saldırıp tuttular. Bayanın biri yoğurt küleklerini sırtıma verdi. Kapıyı açtı. “Durma kaç!” dedi. Hem ağlıyorum, hem kaçıyorum. Dökülen yoğurt vücudumda kurudu. Beni rahatsız ediyor ve ekşi ekşi kokuyordum. Çarşıya doğru yürüdüm. Bu defa da mahallenin çocukları peşime takıldı. Arkam sıra ıslık çalarak beni takip ettiler. O tarihte Maraş’ın Belediye binası Ulu Cami’nin karşısında dört yol kavşağında idi. Kalenin dibinde yolun sağ tarafında bir su değirmeni vardı. Çocuklardan kurtulmak için değirmene girdim. Değirmenci elinde ağaç küreği yarma dövüyordu. “Sen kimsin? Ne bu hal? Peşindeki çocuklar neci? Çık dışarı.” Dedi. “Çocuklardan beni kurtar.” dedim. Değirmenci “Başımın belası mısın?” deyip küreği çekti. Beni değirmenden dışarı attı. Hale vardım külekleri teslim ettim. “Daha tövbeler olsun. Ne hamallık yaparım, ne de yoğurt götürürüm.” deyip hamallığı bıraktım.
                                   ------------------------------
                                      TIKLA TÜM BÖLÜMÜ OKU