Bölüm (8)
MERAKLIYMIŞ:
Daşo dedenin
bitmez tükenmez gerçek yaşadıkları var. Daşo durmadan topal merkep
alırmış.Aldığı topal merkepleri eve getirir, hanımı kızar. “Ne yapacaksın bu topal merkepleri. Kime
satacaksın?” der. Daşo “Hiç sorma hanım. İnşallah benim gibi bir meraklısı
gelirde hepsini birden satarız. Epey paramız olur.” der.
MUSKA YAZDIRIR:
Mercen
obasında ikamet eden Kır Ali Hacı Yusuf’un kayın validesinin ineği hastalanır.
“Hacı yavrum bizim inek hastalandı. Köye gittiğinde Molla hacıya bir muska
yazdır” der. 250 kuruş para verir. Parayı alır Hacı köye gelir. Molla Hacı’yı
arar bulamaz. Hacı bir köşeye oturur cebinden bir parça kâğıt çıkartır
Kâğıtlara rasgele bişeyler yazar. Muska şeklinde dürer. Eve geldiğinde kayın
validesi “Hacı hani muska” der. Hacı muskaları çıkartır tarif eder. “Şunu suya
ısla, üç gün suyunu içir” der. “Şunu boynuzuna tak. Şunu da ulu bir ağacın
dibine göm” der. Kayın valide hacının dediklerin yapar ineği iyi olur. Hacıda
250 kuruşu harcar.
MEVLİT OKUTTUĞU GİBİ:
Köyde komik ve
yaşlı adam Kara Ömer, namazını her gün Keziban Hatun Camisinde kılarmış. Cemaat
ikindi namazın kılar. Kara Ömer ayağa kalkar. Cemaat “Mevlit okutacağım, bize
buyurun.” der. Kendisi acele camiden çıkar. Eve gelir. İçeri girer, kapıyı
içerden kilitler. Biraz sonra cami cemaati gelir. Bakarlar kapı kilitli. Hiçbir
şeyden haberi olmayan hanım, kapıyı açar. “Hanım kapıyı açma beni döverler”
der. “Önce beni sakla, kapıyı öyle aç.” der. Hanım Kara Ömer’i saklar. Kapıyı
açar, bekleyen misafirlere “Buyurun ne
diyorsunuz?” der. Cemaatten biri “Ömer amca mevlit okutacağın söyledi geldik
deyince.” Bu sesi duyan Kara Ömer saklandığı yerden hanımına, “Gelen
misafirlere söyle, mevlit okuyacak hoca bulamamış. Başka zaman gelsinler.” der.
Hanım kocasının dediklerini cemaat a söyler. Herkes çekilir, evine gider. Hanım
“Ömer niye Millet’e yalan söyledin. Ayıp olmadı mı?” der. “Boş ver onları
kandırdım. Akıllı olalar kanmayalardı der.
ON KURUŞUMU BİLİRİM:
Bir gün motosikletim ile giderken mahallede
bir tavuk tepeledim, tavuk öldü. Sahibi bir amca yanıma geldi.“Tavuğunuzu
tepeledim parasını vereyim” derken içerden ağlayarak bir kız çocuğu
geldi.“Tavuğumu öldürdün. Benim paramı ver” diye ağlıyordu. Çocuğa bir lira
verdim almadı. Ben on kuşumu bilirim dedi. Amcaya beş lira verdim. Kendisi de
çocuğa yirmi beş kuruş verdi. Çocuk parayı alınca ağlamaktan vaz geçti. Meğerse
on kuruş diye yirmi beş kuruş istermiş.
ORUCU
YİYORMUŞ:
Aylardan ramazan ayıymış yani oruç ayı
bu ayda büyük küçük herkes oruç tutar. Bir gün komşunun biri komşusuna gelir
komşusu yemek yiyor. Komşusu soruyor “komşu bu ay ne ayı der?” Oda ramazan ayı
der sen oruç yiyorsun günah değil mi der.?
Bak hele komşu Allah’a oruç lazımsa bana şeker hastalığın vermeyeydi. 30
günü baştanbaşa tutardım der. Diğer komşu anladım komşu anladım afiyet olsun ye
komşu ye der.
PEŞİN ALIRIZ:
İki usta Memiş
İsmail ve Cuhla Ömer bir vatandaşın evin yapıyorlarmış. Öğleye kadar
çalışırlar. Bakıyorlar duvar uçacak. İkisi bir duvara dayanırlar. Ev sahibi
gelir. “Niye Çalışmıyorsunuz” der. Ustalar “Biz borca çalışmıyoruz. Yevmiyemizi
peşin vereceksin. Yoksa yaptığımız duvarı geri yıkarız.” derler. “Ev sahibi ev
bitmeden para verilir mi? evimi bitirin, paranızı alın.” der. Duvar zaten
yıkılacak. “Para peşin değilse bizde duvarı geri yıkıyoruz.” deyip ikisi bir
duvarın önünden kaçarlar. Yaptıkları duvar da kendiliğinden yıkılır.
PENCEREYİ AÇ:
Adamın biri
bilgisayar alır. Ama kullanmasını pek bilmez. O zamanlar MSN çok meşhurdur. İlk
defa bir arkadaşıyla çetleşiyor. adam; “pencereyi açar mısın?” deyince kalkıp
odanın penceresini açar.Aradan az bir zaman
geçer tekrar sorar pencereyi “açtım” der. “Arkadaşım sana kamerayı aç
dedim” deyince “kameradan pencere mi olur doğrudan kamerayı aç deseydiniz” der.
Ve kamerayı açar. Arkadaşıyla görüntülü olarak görüşür.
REZİL Mİ OLAYIM:
Ceritli esnaf Çoban Hacı’ya bir komşusu
gelir Hacı “Birine borcum var bana on lira ver yarın geri veririm.” deyince
Hacı, “Borçlu yarına kadar bekleyemiyor mu? Hacı komiktir dur paraya sorayım.
Ver derse vereyim.” der Hacı cebinden parayı çıkartır.“Komşu seni istiyor verip
de mi rezil olayım, vermeyim öylemi rezil olayım.” der. Sonra komşuya döner;
“Paraya sordum verme rezil ol daha iyi dedi.” der. Çoban Hacı Kırıcı (2004)
yılında vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin.
SARIKLI GÖRSEYDİN:
Aksu mahallesinde ikamet eden merhum Mehmet
Aygörmez’in lakabına Daşo derlerdi. Bu insan Nasrettin Hoca gibi biriydi. Bir
gün Bozlar köyüne çalışmaya giderken yolun kenarında bir gazete parçası bulur.
Okuma yazması olmayan Daşo kâğıdı eline alır. Yolun kenarına oturur. Kâğıda
bakarken başı sarıklı bir yolcu gelir. “Amca elinizdeki ne?” der. “Oğul şurada
bir kâğıt parçası buldum, bakıyorum benimle konuşmuyor der. Yolcu, “Gazete
insanlarla konuşmaz” der. Gazeteyi Daşo’dan alır sesli sesli Okumaya başlar. Daşo
merak ederek dinler. “Allah Allah benimle neden konuşmaz diye düşünür.” Yolcu
oradan ayrılır. Daşo tekrar gazete parçasını eline alır bakar bakar ses yok
“Konuş sene (..diğim) şimdi bir başı sarıklı görsen dil verir söylerdin.”
der.Daşo emmi (1965) yılında vefat etmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet
diliyoruz.
--------------------------
No comments:
Post a Comment